Arapça günümüzde önemini ve dünya dilleri arasındaki etkinliğini gittikçe artıran bir dildir. Zira bu dil 25 Arap ülkesinde 350 milyona yakın bir nüfus tarafından konuşulan bir dildir. Bu dilin dünyadaki önemi ve rolünün büyüklüğü sonucunda, Birleşmiş Milletler Örgütü 1974'de Arapçayı altıncı resmi dil olarak kabul etmiştir.İslam dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’in dili olan olması hasebiyle Arapça, Araplar dışındaki diğer milletler için de önemli ve öğrenilmesi gerekli bir dil kabul edilmiştir. Türk milletinin kültür mirasının vazgeçilmez parçaları olan el yazması ve basılı binlerce eserin Arapça ile yazılması, milletimizin bu dili, önemli dillerden kabul etmesi sonucunu doğurmuştur.
Arapça büyük medeniyet, kültür ve imparatorluklar doğuran dillerin başında gelir. Arapça'nın kullanımı 7. yüzyıla kadar Arap Yarımadasıyla sınırlı kalmış, İslamiyet’in gelişiyle birlikte Arap yarımadasının dışında büyük bir hızla yayılarak, Irak, Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika’yı kuşatmış, oradaki dillerin yerini almış ve bir kültür ve medeniyet dili olmuştur. Sonraki asırlarda İslami fetihlerin sürmesiyle Arapça doğuda Afganistan ve en batıda İspanya'ya kadar uzanan bölgede konuşulan bir dil haline gelmiştir
Bugün, zengin petrol kaynakları ve petrokimya endüstrileri sebebiyle dünyanın ilgisi, birçok Arap ülkesinin ekonomileri üzerindedir. Uluslararası ticaret, politika bilimi, uluslararası hukuk ve kültür tarihi öğrencileri, Arapça öğrenerek çok şey kazanabilirler. Antik arkeoloji ve Mısır'daki piramitler, sfenksler gibi tarihi eserler ve Arapça'nın edebi yoğunluğu, Arapça öğreniminin önemini artıran öğelerdir.
Günlük konuşma dili olarak Arapça, doğal olarak ülkeden ülkeye basit farklılıklar gösterebilir. Fakat klasik Arapça, Kur’an dili, 7. yüzyıldan beri büyük ölçüde değişmeden kalabilmiştir. Bu nedenle, farklı ülkelerden Arapların bir araya geldiklerinde genellikle klasik Arapça aracılığıyla kolaylıkla iletişim kurabilirler.
Arapçayı, ne Türkçeyle ne de herhangi bir başka dille karşılaştırmak elbette ki doğru değildir. Çünkü dillerin tümü, eşit düzeyde insanlık ailesinin kültür mirasıdır. Dolayısıyla birini diğerine tercih etmek duygusallık olacaktır. Ancak bilimsel kriterler yardımıyla diller arasındaki ilişkiler, benzeşme ve zıtlıklar elbette ki incelenebilir.
Diğer taraftan, Arapça, son yüz yıldır Türkiye’de –maalesef- ihmale maruz kalmıştır. Bu dil, ne yazık ki, gelenekselliğin etkisi altında son derece zor, verimsiz ve geri yöntemlerle, bilimsellikten uzak bir şekilde öğretilmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla Arapça ile ilgili olarak Türkiye’de büyük boşluklar oluşmuştur. Toplumumuzun her bakımdan ihtiyaç duyduğu kadar Arapça bilen insan sayısı yüz binlerin üzerindedir. Oysa Türkiye’de Arapçayı bir yaşam dili olarak bilenlerin sayısı çok az düzeydedir. Öte yandan, Batı dillerinin öğretimi konusunda gayretler çok yoğun olmasına rağmen, Arapçanın modern sistemlerle öğretilmesine ilişkin olarak yapılan çalışmalar yetersizdir.
Günlük konuşma dili olarak Arapça, doğal olarak ülkeden ülkeye basit farklılıklar gösterebilir. Fakat klasik Arapça, Kur’an dili, 7. yüzyıldan beri büyük ölçüde değişmeden kalabilmiştir. Bu nedenle, farklı ülkelerden Arapların bir araya geldiklerinde genellikle klasik Arapça aracılığıyla kolaylıkla iletişim kurabilirler.
Arapçayı, ne Türkçeyle ne de herhangi bir başka dille karşılaştırmak elbette ki doğru değildir. Çünkü dillerin tümü, eşit düzeyde insanlık ailesinin kültür mirasıdır. Dolayısıyla birini diğerine tercih etmek duygusallık olacaktır. Ancak bilimsel kriterler yardımıyla diller arasındaki ilişkiler, benzeşme ve zıtlıklar elbette ki incelenebilir.
Diğer taraftan, Arapça, son yüz yıldır Türkiye’de –maalesef- ihmale maruz kalmıştır. Bu dil, ne yazık ki, gelenekselliğin etkisi altında son derece zor, verimsiz ve geri yöntemlerle, bilimsellikten uzak bir şekilde öğretilmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla Arapça ile ilgili olarak Türkiye’de büyük boşluklar oluşmuştur. Toplumumuzun her bakımdan ihtiyaç duyduğu kadar Arapça bilen insan sayısı yüz binlerin üzerindedir. Oysa Türkiye’de Arapçayı bir yaşam dili olarak bilenlerin sayısı çok az düzeydedir. Öte yandan, Batı dillerinin öğretimi konusunda gayretler çok yoğun olmasına rağmen, Arapçanın modern sistemlerle öğretilmesine ilişkin olarak yapılan çalışmalar yetersizdir.
Bu nedenle, günümüzde;
1. Arapçayı, aydın bir Arapla diyalog kurabilecek kadar- konuşabilen,
2. Hiçbir sözlük ve ansiklopediye başvurmadan, her türlü Arapça yayını okuyup anlayabilen,
3. Her istediğini yazılı ve sözlü olarak -akıcı şekilde ve edebî kalitede- ifade edebilen kitlelerin yetiştirilmesine büyük oranda ihtiyaç vardır.
Yukarıda sıralamaya çalıştığımız ilkelerden hareketle Akademistanbul Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı olarak, Türkiye’de orta dereceli okullarda başlayan Arapça Dil Eğitimi’ni geliştirmek, modern metotlarla Arapçayı öğrencilere sevdirerek öğretmek, Arapçanın önemini kavratmak adına bir dizi projeyle yola çıktık. “Arapça Öğretiminin Yaygınlaştırılması Projeleri” olarak isimlendirdiğimiz bu projelerimizde, Arapçanın öğrenilebilir olduğu, dünyanın sayılı önemli dillerinden olduğu ve anadili Arapça olanlardan, dilin konuşulduğu mekânlarda bu dilin daha kolay öğrenileceği gerçeklerine vurgu yaptık. Şimdi de 50 yılı aşkın süredir bünyesinde Arapça öğretiminin yapıldığı İmam Hatip Liselerinde Arapça Bilgi ve Etkinlik Yarışmalarıyla bir ilki gerçekleştirmek üzereyiz.
Projelerimizde bizlere destek olan, “bir lisan bir insan” ilkesinden hareketle Arapçanın öğretilmesinde elini taşın altına koyan bütün hocalarımızı şükranla anıyor, İmam Hatip Liseleri Arasında bu yıl ilkini düzenlemiş olduğumuz Bilgi ve Etkinlik Yarışmalarımızın hayırlara vesile olmasını yüce Mevlâ’dan niyaz ediyoruz…
Yarışma Koordinasyon Kurulu Adına
Muhammed AĞIRAKÇA
1. Arapçayı, aydın bir Arapla diyalog kurabilecek kadar- konuşabilen,
2. Hiçbir sözlük ve ansiklopediye başvurmadan, her türlü Arapça yayını okuyup anlayabilen,
3. Her istediğini yazılı ve sözlü olarak -akıcı şekilde ve edebî kalitede- ifade edebilen kitlelerin yetiştirilmesine büyük oranda ihtiyaç vardır.
Yukarıda sıralamaya çalıştığımız ilkelerden hareketle Akademistanbul Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı olarak, Türkiye’de orta dereceli okullarda başlayan Arapça Dil Eğitimi’ni geliştirmek, modern metotlarla Arapçayı öğrencilere sevdirerek öğretmek, Arapçanın önemini kavratmak adına bir dizi projeyle yola çıktık. “Arapça Öğretiminin Yaygınlaştırılması Projeleri” olarak isimlendirdiğimiz bu projelerimizde, Arapçanın öğrenilebilir olduğu, dünyanın sayılı önemli dillerinden olduğu ve anadili Arapça olanlardan, dilin konuşulduğu mekânlarda bu dilin daha kolay öğrenileceği gerçeklerine vurgu yaptık. Şimdi de 50 yılı aşkın süredir bünyesinde Arapça öğretiminin yapıldığı İmam Hatip Liselerinde Arapça Bilgi ve Etkinlik Yarışmalarıyla bir ilki gerçekleştirmek üzereyiz.
Projelerimizde bizlere destek olan, “bir lisan bir insan” ilkesinden hareketle Arapçanın öğretilmesinde elini taşın altına koyan bütün hocalarımızı şükranla anıyor, İmam Hatip Liseleri Arasında bu yıl ilkini düzenlemiş olduğumuz Bilgi ve Etkinlik Yarışmalarımızın hayırlara vesile olmasını yüce Mevlâ’dan niyaz ediyoruz…
Yarışma Koordinasyon Kurulu Adına
Muhammed AĞIRAKÇA




